|
HAMİLE
KALMA YETENEĞİ VE GUATR
Guatr,
Kısırlık Yapar Mı?
Her zaman yapmaz, ancak erkeklerde son yılarda üzerinde
çok durulan hipofiz-tiroid-testis, kadınlarda
hipofiz-tiroid-yumurtalık ekseni olarak adlandırılan
bir ilişki vardır. Bu eksendeki bozulmalar kısırlık
nedeni olabilmektedir. Bunu somut olarak tiroid hormon
yetersizliği veya aşırı yüksekliği olan erkeklerde sperm
sayı, kalite ve hareketliliğinde, kadınlarda ise
yumurtalık fonsiyonlarında (örneğin adet bozuklukları
şeklinde) bozulma olarak görebiliyoruz.
Tedavi ile
tiroid hormon düzeyleri normale getirilen hastalarda
üreme fonksiyonları normale dönmektedir. Ancak, guatrlı
bir hastada tiroid dışı bir nedenle kısırlık söz konusu
ise, guatrın tedavisi yapılsa bile diğer nedenler
ortadan kalkmadıkça kısırlık düzelmez.
BEBEKLERDE TİROİD HORMON YETERSİZLİĞİ (Neonatal
Hipotiroidizm)
Bebeklerde,
en sık karşılaşılan ve en çok korkulan tiroid hastalığı
tiroid hormonunun yetersiz salgılanmasıdır.
Hipotiroidizm olarak adlandırılan bu klinik tabloda,
bebeklerin tiroid bezesinden yeterli tiroid hormonu
salgılanmaz ve bebeğin fiziksel ve zeka gelişimi geri
kalır. Bu bebeklerde başarılı tedvai genellikle tam
sonuç verirken tedavi edilmeyen bebeklerde dramatik
gelişme geriliği kaçınılmazdır. İşte bu nedenle erken
teşhis çok önemlidir.
1981
yılından beri gelişmiş ülkelerde yeni doğan bebeklerde
“neonatal tarama testi” yapılarak bebek kılcal
kan damarı kanında bulunan TSH ve T4 hormonu ölçümü
yapılmaktadır. Bu tarama testi gelişmiş ülkelerde doğum
sonrası yapılan zorunlu testlerdendir. Bu sayede bu
ülkelerde tiroid kökenli gelişme geriliği ortadan
kalkmıştır.
NE TÜR SONUÇLARI OLUR ?
Tiroid
hormonu yetersiz olan bebeklerde tedavi yapılmazsa zeka
geriliği ve boy kısalığı dikkat çekmektedir. Zeka düzeyi
düşüklüğünün nedeni, tiroid hormon eksikliği sonucunda
beyinde oluşan hasara bağlıdır. Zeka düzeyi belirteci
olan IQ çoğunlukla 85’in altında olmakta, ancak
bazen 55’in bile altına inebilmektedir. Aynı şekilde boy
kısalığı aile tarafından farkedildiğinde artık geçen
süreyi geriye döndürmek mümkün olamamakta, sadece ondan
sonraki dönemde beklenen gelişme tedavi ile önemli
ölçüde sağlanabilmektedir.
Zeka
geriliği ve boy kısalığı, kandaki hormonun
düşüklüğü ile paralel gitmektedir; hormon düzeyine kadar
düşükse zeka geriliği ve boy kısalığı da o kadar düşük
olmaktadır.
Tarama
testi çok önemlidir, çünkü tarama testi ile ortaya çıkan
tiroid hormon yetersizliği vakalarının bir kısmında
muayene ile hiç bir anormallik gözlenmemektedir.
HANGİ SIKLIKTA GÖRÜLÜR ?
Bu
hastalığın görülme sıklığı ülkeden ülkeye ve kullanılan
tarama testinin hassasiyetine göre değişmektedir.
Avrupa’da her 3300 bebeğin birinde tiroid hormon
yetmezliği olduğu kabul edilmektedir. Düşük doğum
ağrılıklı bebeklerde bu hastalık daha sık
görülmektedir.
NEDENLERİ NELERDİR ?
Bu
hastalığın nedeni çoğunlukla doğuştan tiroid bezesinin
gelişmesinde ve normal fonksiyon göstermesinde ortaya
çıkan aksamalardır. Bu durum bazen tiroid bezesinin
normalde olması gereken yerde olmayıp başka yerlere
yerleşmesi ve orada yeterli düzeyde gelişememesine
bağlıdır. Bu duruma ektopik tiroid denir. Bunun
yanında bazen tiroid bezesi normal yerinde ve
büyüklüğünde olmasına rağmen beyinden salgılanan TSH
hormonunun eksikliği normal bir tiroid fonksiyonu
oluşumunu engelleyebilir. Bebekte bazen doğumdan sonra
ortaya çıkan nedelerle de hormon yetersizliği olabilir.
Bunların en yaygını “tiroidit1 denilen tiroid bezesinin
iltihabıdır.
BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Doğum
sonrasında uzayan sarılık, vücutta şişlik (ödem),
doğumun gecikmesi, doğum ağırlığında düşüklük, vücut
ısısında düşüklük, kafa arkasının büyük olması, emme
güçlüğü, beslenme zorluğu, kilo almada yavaşlık, yavaş
hareket, uykuya eğilim çok fazla olması, kabızlık, karın
bölgesinin gergin ve şiş görünümü, solunum zorluğu, cilt
kuruluğu, dil büyüklüğü, ağlarken sesinin kalın ve
bozukçıkması gibi belirtilerin bir kısmı görülebilir. Bu
belirtilerin tümünün bir bebekte olması şart değildir.
TANI NASIL KONULUR
Yeni doğan
bebklerdeki hipotiroidizm tanısının en kolay yolu
doğum sonrası tarama testi yapılmasıdır. Daha
sonraki dönemlerde ise kanda tiroid hormon düzeyi ile
TSH ölçümü yapılır. Bu ölçümlerden elde edilen sonuca
göre sintigrafi ve ultrasonografi gerekebilir.
Sintigrafi, özellikle ultrasonda tiroid bezesi
görülmemiş ise (ektopik tiroid) yapılmalıdır. Aksi
halde 15 yaş altındaki hastalarda sintigrafik inceleme
tavsiye edilmez.
YENİ DOĞAN BEBEKLERDE TİROİD YETMEZLİĞİ
(HİPOTİROİDİZM) TARAMASI ŞART !
Ortalama
her 3500 yeni doğan bebeğin birinde tiroid hormon
yetmezliği görülmektedir. Batı ülkelerinde bu nedenle
yeni doğan bebeklere tiroid hormon yetmezliği taraması
yapılmaktadır. Ortalama her 3500 yeni doğan bebeğin
birinde görülen fenilketanürü hastalığı için Batı
ülkelerinde ve ülkemizde tarama testi yaklaşık
son 15 yıldır zorunlu hale gelmiş durumda. Fenilketanüri
hastalığında bu tarama testini yerleştirmeyi başaran
Türkiye, en az onun kadar yaygın tiroid hormon
yetmezliğinde de yeni doğan bebeklerde, aynı Avrupa
ülkelerinde olduğu gibi, bu tarama testini uygulamaya
koymalıdır.
Türkiye’ye
döndüğümden beri bu konuda kamuoyu oluşturulması için
öncülük yapmaya çalışıyorum. Bu konuda daha önce
verdiğim bir röportaj bir bebek dergisinde ve bazı
gazetelerde yayınlanmıştır.
NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
Yeni doğan
bebeklerdeki hipotiroidizm tedavisinde, eksik olan
tiroid hormonunu bebeğe ağız yoluyla vermek esastır.
Tedavinin takibi önemli olup verilen dozun yeterli olup
olmadığının devamlı takibini gerektirir. Yeterli
verilmezse gelişim geriliği devam ederken fazla
verilmesi durumunda yan tesirler ortaya çıkabilir.
GUATR CİNSEL HAYATIMIZI ETKİLİYOR!
Gerek yüksek hormonla seyreden zehirli guatr türlerinde gerekse düşük hormonla seyreden diğer guatr türlerinde cinsel isteksizlik (erkekte ve kadında) ve erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) ve erken boşalma yaygındır. Bu durum, kısmen guatrın direk etkisi ile (örneğin zehirli guatrda), kısmen de guatrın vücutta oluşturduğu dolaylı etkilerle ortaya çıkmaktadır. Zehirli guatrda kanda testestoron düzeyinde düşme görülebilmektedir; bu da hem cinsel isteği azaltmakta hem de sertleşme sorunu yapabilmektedir. Bunun yanında zehirli guatrın neden olduğu vücudun aşırı yorulması ve yıpranması da cinsel sorunların yaşanmasına katkıda bulunmaktadır. Güzel olan ise, bu hastalar tedavi edildikten sonra eski cinsel performanslarını geri kazanabilmektedir.
YÜKSEK KOLESTROL HASTALARI DİKKAT!
Kandaki tiorid hormonu düşük olduğu zaman, diğer şikayetlerin yanında hastaların kolestrol düzeyleri de yükselir. Bu hastalarda kolestrol düşürücü ilaçlar genellikle tam olarak cevap vermez. Bu nedenle, kolestrolü yüksek hastalarda tiroid fonskisyon testlerinin en değerlisi olan TSH ölçümleri yapılmalıdır. Bu hastalarda, yetersiz tiroid hormonunu yerine koymak yüksek kolestrolün düşmesi için yeterli olabilmektedir.
ÇABUK YORULMA VE GUATR
Tiroid hormonu yüksek olarak seyreden zehirli guatrda ve hormon eksikliği olan guatr türlerinde çabuk yorulma, fisksel performans düşmesi, merdiven çıkmakta zorluk, takatsizlik, dayanıksızlık gibi şikayetler sık görülmektedir. Zehirli guatrın RAI kapsül ile tedavisinden sonra hastaların merdivenle çıktığı kat sayısı dramatik bir şekilde artmaktadır. Bu tür şikayetleri olanlarda guatrı dikkate almak gerekir.
GUATR TESTİ YAPTIRMADAN ZAYIFLAMA REJİMİNE GİRMEYİN!
Tiroid hormon yetersizliği olan guatr hastalarının zayıflama rejimine girmeden önce muhakkak tiroid hastalığını tedavi ettirmeleri gerekir ve ancak bu tedaviden sonra zayıflama rejimin mümkün olabilir. Aksi halde boşuna uğraştıkları gibi sağlıklarını ciddi düzeyde tehlikeye atarlar.
Tiroid bezesinin yetersiz hormon salgıladığı durumlarda şişmanlık ortaya çıkar. Bu şişmanlık, göz çevresinde, göbek etrafında ve daha ziyade vücut alt bölümünde kendini gösterir.Aslında bu durum şişmanlık değil, bir çeşit ödem (şişme)'dir, ancak ödem olmasına rağmen su söktürücü ilaçlarla tedavi edilmez!
Bu bilimsel gerçeği dikkate almadan yapılan zayıflama rejimleri hem sonuç vermez hem de hastalar için ciddi tehlikeler yaratabilir. Bu kişilere uygulanacak rejimin başarı şansı da yoktur. Kaldı ki “katı kilo verdirici” rejimlerde bazı merkezlerde uygulanan “vücuttan su atıcı” yöntemlerle bu hastaların hızlı sıvı kaybı nedeniyle zarar göreceğini de hatırlamak gerekir.
Ayrıca, tiroid hormon yetersizliği sonucunda, şişmanlığa ilaveten, vücutta başka sorunlar da vardır. Örneğin bu hastalarda kolestrol düzeyi de çok yüksektir. Bu da, bu kişilerde şişmanlığa ilaveten beraberinde kalp-damar sistemi hastalıklarının da olabileceğine işaret eder. Dolayısıyla, kilo verdirici rejimlerin bir parçası olan fiziksel egzersiz bu kişilerde dikkatle planlanmalıdır.
Bu nedenle; zayıflama rejimine girecek hastalarda öncelikle tiroid hormonu ölçümleri yapılmalıdır. Bu kişilerin öncelikle tiroid hastalığı yönünden tedavi edilmesi, tiroid hormon düzeyi normale geldikten sonra muhakkak uzman hekim kontrolünde kilo verdirici rejime alınmasını öneriyoruz.
Tiroid hastalığı tedavi edilmeden çok katı rejimlerle kilo verdirilse bile, bu hastaların tekrar ve hızla eski kilolarına gelmesi kaçınılmaz olduğu gibi bu tür rejimler sırasında hastaların kalp ve böbrek gibi bazı önemli iç organlarının zarar görmesi de mümkündür.
GUATR'LI HASTALARDA HANGİ DURUMLARDA ŞİŞMANLIK OLUR ?
1) Guatr ameliyatı sonrasında yetersiz dozda tiroksin desteği verilmesi sonucunda.
2) Tiroidit denilen cerahatli olamayan tiroid iltihabı sonrasında.
3) Tiroid bezesinin yetersiz çalışması durumunda.
4) Lityum ile psikiyatrik tedavi görmüş hastalarda.
5) Zehirli guatrda uzun süreli ilaçla tedavi sonrasında yetersiz dozda tiroksin desteği verilmesi sonucunda.
6) Zehirli guatrda radyoaktif iyotla tedavi sonrasında yetersiz dozda tiroksin desteği verilmesi sonucunda.
7) Doğuştan tiroid bezesi yetersiz gelişmişse.
GUATR NEDEN OLUŞUR?
Guatr’ın nedeni guatrın türüne bağlı olmakla beraber tiroidolojinin (tiroid bilimi) üzerinde en çok anlaşmazlık olan konusudur. Aşağıdaki faktörlerin guatr oluşumu ile ilişkisi vardır:
Guatrda Yaş Faktörü
Guatr gençlerde daha az görülür. Yaş ilerledikçe guatr görülme şansı artar. Gençlerde guatr, gelişmeyi etkilemesi açısından daha hızlı hareket etmeyi gerektirir. Ayrıca, gençlerde tiroid nodülünün kanser çıkma şansı daha yüksektir.
Guatra sebep olan faktörler:
Stres (özellikle ani ve şiddetli stres), iyot yetersizliği, tiroid bezesinin iltihapları, ailesel geçiş (genetik, kalıtım) sayılabilir.
Kalıtım Faktörü-Ailesel Geçiş:
Guatr’da kalıtım (ailesel geçiş) etkilidir, ancak gerek guatrda gerekse diğer hastalıklarda çevresel faktörlerle desteklenmediği sürece ailesel geçiş her zaman hastalık ortaya çıkarmayabilir.
Kimler Risk Altındadır?
Yüksek yoğunluklu stres altında çalışanlar, kötü ve yetersiz koşullarda yaşayanlar (yoksulluk), deprem ve savaş gibi ağır felaketlerin yaşandığı toplumlar, ani iş ve eş kayıpları risk grubu olabilir ama unutmamak gerekir ki guatr herkeste görülebilir. Amerikan menşeli bir tiroid internet sitesine göre (www.thyroid.com) bazı çok ünlü manken ve sinema oyuncuları ve hatta bazı Amerikan Başkan ve eşleri de guatr hastası olup tedavi görmüş veya hala tedavi görmektedir.
Stresten Uzak Durun!
Guatrlı hastaların geçmişi incelendiğinde yüksek dozlu ani stres sık rastlanılan bir durumdur. Zehirli guatrda ve Hashimato hastalığında strese maruz kalmak sık olarak karşımıza çıkar. İş kaybı, ailede ve çevredeki ani ölümler, evlilik sorunları bu stresler arasında sayılabilir. Savaş bölgelerinde, savaş sonrasında guatr çok sık görülen hastalıklardandır.
Guatrın Önüne Geçilebilir Mi?
Bu konuda yapılacak şeyler sınırlıdır. Stresten uzak kalmak, dengeli beslenmek, iyotlu tuz kullanmak dışında yapılacak çok fazla bir şey yok.
İyotlu Tuz Kullanımı
Zehirli guatr hastaları iyotlu tuz kullanmamalıdır. Diğer guatr hastalarının iyotlu tuz kullanması uygun olur.
Guatr Sadece Karadeniz Bölgesinde mi Vardır?
Hayır. Her şehir ve ülkemizde guatr görülebilir. Karadeniz bölgesinde bazı küçük kasabalarda yerel olarak sudaki ve topraktaki iyot eksikliği dolayısıyla basit guatr sık görülürken ülkemizin her bölgesinde bu hastalığa rastlamak mümkündür. Türkiye genelinde hangi şehirde iyot eksikliği veya fazlalığı olduğuna dair bir bilimsel çalışma henüz yoktur. Zamanında Karadeniz bölgesinde görülen basit guatrın incelenmesi ve dolayısıyla gündeme gelmiş olması, adeta “Guatr sadece Karadeniz Bölgesinde görülür” kanısı uyandırmıştır; bu yanlıştır.
YANLIŞ BİLİNENLER
Guatr, sadece Karadeniz Bölgesinde görülür (YANLIŞ).
Guatr, sadece kara lahana yiyenlerde görülür (YANLIŞ).
Her guatr için iyotlu tuz iyi gelir(YANLIŞ).
Guatr, kaderdir. Tedavi edilmez (YANLIŞ).
Guatr, sadece ameliyatla “temizlenir”(YANLIŞ).
TİROİD HASTALIKLARINDA TAKİBİN ÖNEMİ VE DEVAMLILIĞI
Guatr, türü ne olursa olsun, hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, tedavi ne kadar başarılı sonuç verirse versin “kronik” yani uzun süren bir hastalıktır. Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibidir. Seyrek aralıklarla da olsa devamlı kontrol ve takip gerekir. Eğer takip bırakılırsa bir süre sonra guatr kendini “hissettirir”.
TİROİDOLOJİ NEDİR?
Tiroid hastalıkları ile uğraşan tıp disiplinine “tiroidoloji” denir. Bu tanımlama henüz dünyada resmi bir tıp branşı değildir. Gerek Batı tıbbında gerekse ülkemizdeki tıp uygulamalarında, hekimin tiroid hastalıkları konusunda yaptığı bilimsel araştırmalar, yayınlar ve akademik çalışmalar ile bir yıl içinde kabul ettiği tiroid hasta sayısı o hekimin tiroidolojiye yakınlığını belirler. Örneğin, bazı Amerkian kaynaklarının “tiroid cerrahı” tanımlamasında, bir cerrahın yılda ortalama en az 50 tiroid ameliyatı yapıyor olması beklenir. |