|
|
|
MUAYENE
Hastanın
şikayetleri ayrıntılı olarak dikkate alınmalıdır. Guatr
muayenesinde; sadece elle muayene ile boğaz bölgesindeki tiroid
bezesi değil, aynı zamanda boyundaki lenf zincirleri,
gözler, cilt,saçlar ve kalp başta olmak üzere hastanın tümüyle
ele alınması zorunludur. Adeta "pencerden bakarcasına"
sadece hastanın boğaz bölgesine bakmak bazen yanıltıcı olabilir.
|
TİROİD
HASTALIKLARINDA VE ÖZELLİKLE GUATR’DA KULLANILAN TANI YÖNTEMLERİ
Guatr hastalığının
tanısını doğru koymak, tedaviyi doğru yapmak için bir ön şarttır.
Doğru tanı için de muhakkak modern tanı yöntemleri eksiksiz
olarak kullanılmalıdır. Her hastada ilk tanı aşamasında
kullanılması gereken tanı yöntemleri: kanda tiroid
hormonlarının ölçümü, tiroid ultrasonografisi,
tiroid sintigrafisidir. Bu üç yöntem de birbirinden farklı
bilgiler verdiğinden üçünün de yapılması şarttır. Tedaviden
sonraki takip döneminde en çok kan hormon ölçümleri ve
ultrasonografi tercih edilebilir. Bazı durumlarda takipte de
daha seyrek aralıklarla sintigrafiyi de kullanabiliyoruz.
|
KANDA YAPILAN TAHLİLLER: HORMONLAR VE ANTİKORLAR.
Hangi Hormonlar
Ölçülmelidir? Serbest T3, Serbest T4
ve TSH ilk tercih edilmesi gereken hormonlardır. Bazı
durumlarda, bunlara ilaveten Total T3, Total T4,
tiroglobulin ile tiroid antikorlarını da ölçmemiz
gerekebilir. Ülkemizde en yaygın ölçülen hormonlar Total T3 ve
Total T4'tür; ancak bu ölçümler her ne kadar daha ekonomik de
olsa bu ölçümlerle elde edilen hormonlar bağlı hormonlar olduğu için
tek başına kanda dolaşan serbest hormon düzeyini
belirtmez. Bu nedenle önce total T3 ve total T4 ölçüp
sonra serbest
tiroksin indeksini hesaplamak gibi zor yollara girmek yerine
tüm dünyanın tercih ettiği şekliyle yani direk olarak
serbest T3 ve serbest T4 hormonlarını ölçmeyi tavsiye ediyoruz.
>Antikorlar:
Bağışıklık sisteminin "şaşırarak" kendi dokusuna karşı
oluşturduğu (oto-antikorlar) anti-tiroglobulin antikor,
anti-tiroid peroksidaz antikor ve daha nadiren ihtiyaç
duyulan anti-tsh reseptör antikorlar nodüllü guatr,
tiroid iltihabı ve zehirli guatr tanısında ve takibinde
önemlidir.
|
TİROİD SİNTİGRAFİSİ
Bir
Nükleer Tıp yöntemi olarak sintigrafi, pinhol kolimatör kullanılarak
yapılmalıdır. Genel amaçlı kolimatör kullanılarak büyütmeli yapılan
tiroid sintigrafileri tercih edilmemelidir. Kullanılacak ilaç Teknesyum-99m
perteknetattır. Sintigrafi için çok özel durumlar hariç iyot-131
kullanılmamalıdır. Küçük boyutlu (düşük matriks sayısında) sintigrafiler
yeterli bilgi vermez. Büyük boyutlu, yüksek sayımlı ön pozisyonda
çekilmiş tek bir sintigrafi yeterlidir.
|
TİROİD ULTRASONOGRAFİSİ
Yüksek megahertz’li
(örneğin en az 7.5 MHz) lineer probe kullanılarak yapılmalı; tiroid
bezesinin her iki lobu ile isthmus’un bir çok kesiti alınarak üç boyutlu
değerlendirme yapılmalıdır. Nodül varsa nodül yeri ve boyutu ile içeriği
iyice incelenmelidir. Uygulanan tedavinin takibinde ultrason ile nodül
boyutunu ölçüp karşılaştırma yapmak bu tedavinin etkinliğini anlamak
açısından önemlidir. Tiroid iltihabı (tiroidit) ve zehirli guatr (hipertiroidizm)'de
tiroid bezesindeki düşük eko yapsındaki (hipoekoik) alanların
yanlışlıkla "nodül" olarak yorumlanması çok sık yapılan bir hatadır.
|
|
İNCE İĞNE BİYOPSİSİ
Eskiden sadece
soğuk nodüllere İİAB yapılırken, artık günümüzde “her nodül
biyopsiyi hakeder” mantığı ile hareket etmenin daha doğru
olacağına inanılmaktadır. İİAB, genellikle, mevcut bir nodülün
kanser olup olmadığını ortaya çıkarmak, hastanın tedavisini veya
takibini ona göre yapmak amacıyla gerçekleştirilir. Ülkemizde bu
nedenle ameliyat olmayacak, ilaçla tedavi edilecek hastalar için
bu yöntem kullanılmaktadır. Halbuki, bazı Batı ülkelerinde
ameliyat olacaklara da İİAB yaparak hastanın ameliyatını ona
göre planlamanın daha doğru olacağını savunanlar vardır.
İİAB, genel
ortalama açısından bakıldığında yaklaşık %40 civarında bir
kesinliğe sahiptir. Ancak, tecrübeli bir hekim tarafından
yapıldığında ve özellikle ultrasonografi eşliğinde yapıldığında
nodülün doğru bölümünden yeterli materyel alarak bu kesinliği
çok daha yüksek oranlara ulaştırmak mümkündür.
Bazen, tiroidin
kanser dışı hastalıklarının (örneğin tiroidit) tanı ve takibinde
de İİAB yapılabilir.
İİAB, genellikle 22 numaralı ince iğne ile
yapılır, ancak ultrason eşliğinde yapıldığında kullanılan
standart ekipman nedeniyle iğne biraz daha kalın olabilir.
Çoğunlukla ağrısı az, kolay bir işlemdir. Ancak, şişme
ve morarma bazen görülebilen komplikasyonlardan olup hiç
biri ölümcül değildir.
|
|
|